Ana Sayfa  |  Yardım  |  Üyeler  |  Giriş  |  Kayıt



Forum Ana Sayfası  »  Mizah ve Eğlence Alanı
 »  Padişahın Oğlu ve Kurbağa

Yeni Başlık  Cevap Yaz
Padişahın Oğlu ve Kurbağa           (gösterim sayısı: 1.380)
Yazan Konu içeriği

boşluk

admin
[Tarihçi]
Site Kurucusu

Kullanıcı Resmi

Kayıt Tarihi: 15.12.2009
İleti Sayısı: 250
Şehir: YurtDışı
Durum: Forumda Değil

E-Posta Gönder
Özel ileti Gönder


47 kere teşekkür edildi.

Konu Tarihi: 28.07.2010- 12:35




Bir varmış bir yokmuş. Padişahın bir oğlu varmış. Çok heyecanlı çok saygılı bir oğlanmış. Her gün spor yapar, güreş tutar sadece geceleri dinlenirmiş. Sabah erkenden koşmaya başlar saati iki üç etmeden dağ bayır demeden koşar saraya o vakitten önce dönmezmiş. Yaveri onu uyarırmış efendimiz saati çoktan geçtik dönmemiz gerek dermiş. Ancak öyle farkına varır saraya dönerlermiş.
Döndüklerinde herkes padişahın oğlunu bekler onun için telaşlanırlarmış. Padişahın oğlu da ne oldu bunlara diye sormuş yaverine. Yaveri de sizin için efendimiz adettendir diye cevap vermiş. Padişahın oğlu da böbürlenmiş neden telaşlanırlar benim için ben küçük müyüm? Beni bu kadar bunaltmasınlar üstüme gelmesinler ben bunalırım demiş. Akşam olmuş padişah gelmiş. Dinlenme odasına çıkmış. Çok geçmeden oğlu babasının yanına gitmiş. Efendim bu hizmetkârların beni bu kadar sıkması hiç hoşuma gitmiyor çok bunalıyorum ben artık küçük değilim demiş. Nasıl olsa yaverim her yere benimle geliyor. O bana yeter demiş. Padişah tamam oğlum nasıl istersen demiş.
Hemen hizmetkârları toplamış padişah. Oğlumun üstüne çok gitmeyin sadece uzaktan takip edin ama ona belli etmeyin sizi görmesin demiş. Bir gün padişahın oğlu yaverine bu gün çok gezelim, çok spor yapalım demiş. Yaveri de peki efendimiz siz nasıl isterseniz demiş. Beraber gezmişler, spor yapmışlar, at koşturmuşlar. Çok susamışlar bir kuyu görmüşler. . Kuyunun başına koşmuşlar. Suyu çekmeye başlamışlar ama yukarı çekememişler. Padişahın oğlu kuyuya bakmış içinde bir kurbağa. İki tane göz ama çok güzelmiş. Padişahın oğlunun gözüne doğru bakmış. Padişahın oğlu birden o iki göze aşık olmuş. Şaşkına dönmüş. Bu iki çift göz kurbağa gözü değil. Bu gözler bir kız gözüne benziyor. Yaverine dönüp ben bu kuyuda iki göz gördüm kendi kurbağa gibi görünüyor ama gözleri kız gözlerine benziyor demiş. Bu kurbağa gözü değil demiş. Yaveri efendimiz hayal görmüş olmayasınız demiş. Padişahın oğlu da ben aklımı yitirmedim hayal değil demiş. Atlarına binip saraya dönmüşler. Padişahın oğlu yol boyu düşünmüş. Saraya gelmişler. Odasına çıkıp yine düşünmeye başlamış. İki gözden başka hiçbir şey görmedim bu nasıl bir şey demiş kendi kendine. Ama benim bunu görmem gerek yoksa ölürüm, ben bunu anama sorayım, ona göre karar vereyim demiş. Ben aşık oldum ana bana bir akıl ver nasıl söyleyeceğimi bilemedim bu nasıl iş anacığım demiş. Anası her şeyin bir kolayı var oğlum. Kolay bir iş değil bu ana demiş. Anası da sen padişah oğlusun sakın korkma bununda bir çaresi vardır elbet. Oğlu ben o iki gözü arayacağım bulabilirsem eğer iyi olur. Ama sen babana söyle demiş anası. Oğlu da ben söyleyemem ana o zaman peşime koruyucu takar ben yaverimle giderim demiş. Tamam oğlum sen nasıl istersen demiş anası. Padişahın oğlu yaverini yanına çağırıp hazır ol kurbağayı arayacağız erkenden çıkalım demiş. Sabah erkenden kalkıp yola çıkmışlar. Önlerine çıkan her kuyuya bakraç salmışlar ama kurbağayı bulamamışlar. Padişahın oğlu sinirlenmiş ben koskoca padişah oğluyum bir kurbağayı bile bulamadım demiş. Bakracı bir daha kuyuya atmış kurbağa gülmeye başlamış vak vakk sen padişah oğlusun bende kurbağalar kralının kızıyım sen beni bulamazsın anladın mı demiş. Sen kendi dünyana dön ben de kendi dünyama insan oğlu demiş kurbağa. Padişahın oğlu bana bir kere göründün kuyuda yoktun buraya ne zaman geldin ben onu merak ediyorum demiş. Kurbağa da ben kral kızıyım her zaman her yerdeyim beni göremezsin ve bulamazsın unut demiş. Padişahın oğlu bana o gün nasıl göründün şimdi bir kez daha görün söz gideceğim demiş. Kurbağa yok olmaz o zaman buraya gelirsin gelirsen de ölürsün ben bunu göze alamam babama sordum olmaz dedi ben seni unutmayacağım sen de beni unutma demiş ve gitmiş. Padişahın oğlu ne yapacağını şaşırmış. Yaverine gidip ben şimdi ne yapacağım benimle konuştu ben kurbağalar kralının kızıyım beni bırak dedi babasına sormuş oda izin vermemiş seni astırırım demiş. Onun için buraya gelmiş. Ben seni unutmayacağım sen de beni unutma dedi beni asla bulamayacaksın dedi yaver ben şimdi ne yapayım. Yaver padişahın oğlunun durumuna çok üzülmüş efendimiz hasta galiba demiş kendi kendine. Padişahın oğlu istediğimi duyana kadar dünyayı dolaşacağım belki aklım başıma gelir demiş. Yaveriyle birlikte yola çıkmışlar. Padişahın oğlu önüne kim çıktıysa sormuş. Bu dünyada en güzel kim? Herkes tabiî ki dünya güzeli demiş. Her önüne gelen aynı şeyi söylemiş. En sonunda doğru bir adamla karşılaşmışlar. Sormuşlar bu dünyada en güzel kim? Adam cevap vermiş kim olacak tabiî ki dünya güzeli demiş. Padişahın oğlunun tepesi atmış adamın kafasını uçurmuş. En sonunda yaşlı bir nine görmüş yol kenarında oturuyormuş. Nine bu dünyada en güzel kim diye sormuş padişahın oğlu. Nine de kendi sevdiğini alamamış hala onu düşünüyormuş cevap vermiş kim olacak oğlum gönül kimi severse en güzel odur demiş. Padişahın oğlunun içi rahat etmiş ve saraya dönmüşler. Padişahın oğlu hemen annesinin yanına gitmiş. Ana buldum ama göremedim demiş. Anası üzülme oğlum Allah kolayını verir elbet demiş. Oğlu sevinmiş. Ben sevdiğim iki gözü bulacağım ama nerde nasıl bulacağımı bilemem demiş. Günlerce düşünmüş çok zayıflamış. Anası çok üzülmüş gece gündüz oğlunu düşünmüş. Benim biricik oğluma ne oluyor acaba ben bir ana olarak nerde yanlış yapmış olabilirim diye düşünürmüş. Padişah karısına sormuş sende bir haller var düşünüp duruyorsun bana bunu açıklar mısın demiş. Karısı ben nerede yanlışlık yaptım onu düşünüyorum ondan böyle üzülüyorum demiş. Padişah da sen çok iyi bir anasın hiçbir yanlış yapmadın üzülme oğlumuzun da kendine göre düşünceleri var o bilir işini sen canını sıkma demiş. Padişahın oğluyla yaveri dere tepe düz gitmişler. Önlerine bir tavşan çıkmış ama hiç aldırmamışlar. Tavşan da bir önlerinden bir arkalarından koşup dururmuş. Padişahın oğlu tavşanı hiç görmezmiş o kurbağayı aklından çıkaramaz hep onun gözlerini düşünürmüş. Yaveri tavşanı görmüş ve padişahın oğlunu durdurmuş. Efendim bu tavşan sizinle konuşmak istiyor galiba demiş. Padişahın oğlu tavşana bakmış kuyuyu gösteriyor hemen atını çevirim kuyuya doğru hızla koşturmaya başlamış. Kuyunun yanına varmışlar atından inmiş. Kuyunun başına koşmuş. O iki gözü tekrar görmüş. İçine inmeye karar vermiş. Kurbağa kız gülmeye başlamış. Ben burada arkandayım demiş. Padişahın oğlu şaşırmış. Neden şaşırdınız demiş kurbağa kız benim babam sizin gibi anamın belden aşağısı kurbağa yukarısı benim gibi demiş. Biz kurbağa dünyasına aidiz. Onun için böyle yaşıyoruz. Bir yandan da ağlarmış. Ama ne olursa olsun padişahın oğlu bu kızı alacakmış. Kafaya koymuş. Padişahın oğlu kim ne derse desin ben sana aşık oldum babamı seni istetmeye yollayacağım demiş. Kız ben böyleyim diye babam beni vermez demiş. Padişahın oğlu da o zaman ben de seni kaçırırım demiş. Peki benim doğurduğum çocuk da benim gibi olursa ne olur diye sormuş kurbağa kız. Hiçbir şey olmaz ben seni almazsam ölürüm demiş padişahın oğlu. Saraya dönmüşler. Padişahın oğlu hemen anasının yanına gitmiş. Ana ana buldum demiş. Sarılmış babam hemen gitsin demiş. Anası padişaha söylemiş. Padişah da hazırlık yapsınlar diye haber yollamış. Padişah kurbağa dünyasına gitmiş. Kurbağalar kralını bulmuş. Padişahı karşısında görünce çok şaşırmış kurbağalar kralı. Buyur demiş çok sevinmiş ama neden geldiğini bilmezmiş. Karısına sormuş karısı da ben de bilmem ki bey neler oluyor demiş. Kralın aklına gelmiş. Bu kız bizim gibimi olacak acaba demiş. Kurbağa kızı çağırmışlar. Babası sormuş kızım padişahın neden geldiğini biz bilemedik senin haberin var mı demiş. Kız da var babacığım oğlu beni kuyuda görmüş aşık olmuş. Babası sormuş peki kızım padişah seni isterse ne diyeceğiz? Bu iş olur babacığım demiş kız. Kral düşünmüş ben de anasına aşık olmuştum bunlar da haklı ben kızımı isterse veririm demiş. Padişahı çok güzel ağırlamışlar kahveler içilmiş padişah kızı istemiş. Kral düşünelim kızımıza bir soralım demiş. Çünkü benim kızım yarım kurbağa senin de torunların anası gibi olursa ne olur o zaman onu başta konuşalım demiş. Padişah olur demiş benim oğlum çok sevmiş. Ben bu kızı oğluma alacağım demiş. Padişah sarayına dönmüş. Oğlunu yanına çağırttırmış. Oğlu hemen babasının yanına gitmiş. Oğlum ben kurbağalar dünyasına gittim konuştum kız yarım kurbağa sen onu nerede gördün diye sormuş. Oğlan da ben onu kuyuda su çekerken gördüm aşık oldum alamazsam ölürüm demiş. Padişah çok üzülmüş. Kurbağa dünyasına gitmişler hemen düğün başlamış. Kırk gün kırk gece düğün sürmüş. Sonra gelini alıp saraya götürmüşler. Padişahın oğlu muradına ermiş. Mutlu bir hayat başlamış. Bu masal da burada bitmiş.

Yazan : Refika DURAL



Büyük adamlar tarihi, tarih de büyük adamların yaptıklarını süslemiştir.   La Bruyere
Yeni Başlık  Cevap Yaz



Forum Ana Sayfası  »  Mizah ve Eğlence Alanı
 »  Padişahın Oğlu ve Kurbağa

Forum Ana Sayfası


 


Benzer konular
Başlık Yazan Cevap Gösterim Son ileti
Benzer konu yok

Etiketler   Padişahın,   Oğlu,   Kurbağa


Forum Yazılımı:   php Kolay Forum (phpKF)  ©  2007 - 2010   phpKF Ekibi

Tarihonline.com

 RSS Beslemesini Görmek için Tıklayın   RSS Beslemesini Google Sayfama Ekle   RSS Beslemesini Yahoo Sayfama Ekle



Sitemap | Ping | Yazı Yazma |

Kültür ve Sanat